Esra, hayatta başarılı olma konusunda kararlı ve azimli 17 yaşında bir genç kız. Liseyi başarıyla tamamladıktan sonra Gaziantep’te bulunan Kilis Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde üniversite eğitimine başladı. Zeki ve çalışkan bir öğrenci olan Esra; iki kız kardeşi, annesi ve yaklaşık 50 yaşında, gut hastalığı nedeniyle çalışamayan babasıyla birlikte yaşıyor.

Esra’nın babası, geçmişte inşaat ve tarım işlerinde çalışarak ailesini geçindiriyordu. Ancak hastalığı nedeniyle ağır işlerde çalışamaz hâle gelince, düşük ücretli bir işe yönelmek zorunda kaldı. Bu durum, ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamasını bile zorlaştırdı; zaman zaman kira ödemekte dahi güçlük yaşadılar. Esra’nın annesi ise herhangi bir işte çalışmıyor; aileye katkı sağlamak için evde el işi yaparak küçük bir gelir elde etmeye çalışıyor.

Ailenin yaşadığı tüm ekonomik zorluklara rağmen, Esra’nın ailesi kızlarının eğitimine büyük önem verdi ve onun üniversite eğitimini tamamlayabilmesi için ellerinden gelen tüm fedakârlıkları yaptı. Esra da tüm bu koşullara rağmen eğitimine devam etme konusunda kararlıydı. Ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle üniversite harcı, ders kitapları ve kırtasiye masraflarını karşılamakta ciddi zorluklar yaşadı.

Bu zor süreçte Esra, International Blue Crescent (IBC) Relief and Development Foundation’a başvurarak burs olanakları konusunda destek talep etti. Ailesinin maddi durumunun yetersiz olduğunu ve eğitimine devam edebilmek için yardıma ihtiyaç duyduğunu samimiyetle paylaştı. IBC, Esra’nın ve ailesinin durumuna kayıtsız kalmadı; Esra’nın eğitimine devam edebilmesi için çeşitli burs başvurularında destek sundu.

İlk olarak nakdi yardım sağlandı. Maddi zorluk yaşayan öğrenci ailelerini desteklemeyi amaçlayan bu yardım kapsamında Esra’nın ailesine 25.000 TL (yaklaşık 485 Euro) destek verildi. Bu destek sayesinde Esra ilk dönem üniversite harcını ödeyebildi, gerekli kırtasiye malzemelerini temin etti ve ailenin bazı borçları kapatıldı. Bu yardım, aile için adeta bir can simidi oldu.

Destek bununla sınırlı kalmadı. IBC, Esra’nın Avrupa Birliği ve Türkiye’deki diğer üniversite burslarına başvurmasını da destekledi. Altı ay sonra Esra, bir AB bursu almaya hak kazandığını öğrendi. İki taksit hâlinde, her biri 156 Euro olarak ödenen bu bursun ilk taksitini aldığında, Esra büyük bir mutlulukla IBC ofisini ziyaret ederek bu güzel haberi tüm çalışanlarla paylaştı.

IBC, Esra ve ailesine yalnızca maddi destek sağlamakla kalmadı; psikolojik destek de sundu. Esra’nın annesi, IBC psikoloğundan danışmanlık aldı ve bu destek, annesinin ruhsal durumunda belirgin bir iyileşme sağladı. Esra’nın küçük kardeşi ise okulda arkadaşları ve öğretmenleriyle yaşadığı sorunlar nedeniyle psikolojik danışmanlık aldı; bu süreç ilişkilerini güçlendirmesine yardımcı oldu.

Bu süreçte Esra ve ailesi, IBC tarafından düzenlenen adres doğrulama bilgilendirme ve farkındalık oturumlarına da düzenli olarak katıldı. Kapalı mahallelerde kayıt yaptırabilmek için adresin daha önce kullanıldığını resmî belgelerle kanıtlamak gerekiyor; aksi takdirde açık mahallelere taşınmak zorunlu hâle geliyor. Ayrıca adres kaydı sırasında kira sözleşmesi ya da elektrik, su veya doğalgaz faturalarının sunulması gerekiyor. Sürecin zamanında tamamlanmaması hâlinde kimlik kartlarının pasif hâle gelmesi riski bulunuyor.

Nitekim Esra ve ailesi, yaklaşık üç ay önce eski evlerinin kötü yaşam koşulları ve özellikle kış aylarında eve yağmur suyu girmesi nedeniyle adres değiştirmek zorunda kaldı. Bu süreçte katıldıkları bilgilendirme oturumları sayesinde güncel ve doğru bilgilere ulaştılar. Gerekli şartları öğrenerek olası sorunların önüne geçtiler. Böylece Esra ve ailesi hem daha güvenli ve sağlıklı bir yaşam alanına taşındı hem de yasal adres kayıt işlemlerini başarıyla tamamlayarak kimlik ve statülerini güvence altına aldı.

Esra’nın hikâyesi, kamu hizmetlerine ve eğitime erişimde adres doğrulamanın ne kadar hayati bir rol oynadığını bir kez daha ortaya koyuyor. Azmi ve çalışkanlığıyla Esra, geleceğe umutla bakan genç bir kadın olarak yoluna devam ediyor.

Avrupa Birliği İnsani Yardım Ofisi (DG ECHO) ve Almanya Federal Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Bakanlığı (BMZ) tarafından eş finansman sağlanan ve Alman Uluslararası İş Birliği Kurumu (GIZ) tarafından uygulanan ADA Türkiye, uzun vadeli koordinasyon ve sürdürülebilir iş birliğini sağlamak amacıyla 2021 yılında kurulmuştur. Bugüne kadar 120.000’den fazla kişiye koruma hizmetleri ulaştırılmış, yaklaşık 31.000 kişiye deprem sonrası destek sağlanmış ve topluluklar arası sosyal uyumu teşvik etmek amacıyla 3.000’in üzerinde faaliyet hayata geçirilmiştir.

Daha Fazlası

Proje Hakkında

Projenin amacı mülteciler ile ev sahibi toplumun hassas durumdaki mensuplarının psikososyal ve sosyo-ekonomik dayanıklılığının güçlendirilmesidir.