Lamyaa, Suriyeli bir anne olarak dört çocuğuyla birlikte Türkiye’ye geldi. Büyük kızı evlendikten sonra, biri 18 yaşında ve diğer ikisi 18 yaşın altında olan üç çocuğuyla birlikte yaşamaya devam etti. Eşi aileyi terk etmiş ve herhangi bir maddi destek sağlamamıştı. Lamyaa’nın düzenli bir geliri veya geçim kaynağı bulunmuyordu.

Ailenin karşılaştığı en büyük sorunlardan biri çocukların resmi kimliklerinin bulunmamasıydı. Kimlik işlemleri tamamlanmadığı için çocuklar eğitim ve temel kamu hizmetlerine erişemiyordu. Özellikle 18 yaş altındaki çocuklar kimlikleri olmadığı için okula kayıt yaptıramamış ve eğitim haklarından mahrum kalmıştı. Bu durum hem çocuk koruma riski hem de uzun vadede sosyal dışlanma riski yaratıyordu.

Lamyaa Hanım, resmi evliliği bulunan eşinden boşanmak ve çocuklarının velayetini almak için Avrupa Birliği (AB) ve BMZ tarafından eş finansman sağlanan, ADA Türkiye ortak kurumu Genç Hayat Vakfı’na destek talebinde bulundu. İlk aşamada vaka, hukuki risklerin değerlendirilmesi ve izlenecek yol haritasının belirlenmesi amacıyla kurum avukatına yönlendirildi.

Yapılan değerlendirme sonucunda Lamyaa Hanım Genç Hayat Vakfı tarafından adli yardım hizmetine yönlendirildi ve süreç boyunca eşlik desteği sağlandı. Türkçe bilmemesi nedeniyle adli yardım başvurularında ve resmi işlemlerde tercüme desteği sunuldu.

Adli yardım talebinin kabul edilmesiyle birlikte Genç Hayat Vakfı Lamyaa’ya avukat atadı. Avukat ile koordinasyon sağlanarak randevular düzenlendi ve görüşmelere eşlik edildi. Boşanma davası açılması, çocukların velayetinin anneye verilmesi ve nafaka talebinde bulunulması için hukuki süreç başlatıldı.

Aynı zamanda yapılan hane ziyaretleri ile ailenin yaşam koşulları yerinde değerlendirildi. Ekonomik kırılganlık, çocukların eğitime erişememesi ve hukuki belirsizlikler bütüncül bir yaklaşımla ele alındı.

Bu destek süreci sayesinde Lamyaa Hanım’ın hukuki haklara erişimi güçlenirken, aile yapısının yasal zemine taşınması yönünde önemli bir adım atıldı. Boşanma sürecinin başlatılması, çocukların velayet ve kimlik işlemlerinin güvence altına alınması açısından kritik bir gelişme oldu.

Proje kapsamında sunulan hukuki yönlendirme, tercüme ve eşlik hizmetleri sayesinde Lamyaa Hanım sistem içinde görünür hale geldi ve hak temelli koruma mekanizmalarına erişim sağladı. Bu süreç, hem çocukların eğitim ve kimlik haklarının korunmasına yönelik önemli bir başlangıç oldu hem de ailenin geleceğe dair plan yapabilme kapasitesini güçlendirdi.

Avrupa Birliği İnsani Yardım Ofisi (DG ECHO) ve Almanya Federal Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Bakanlığı (BMZ) tarafından eş finansman sağlanan ve Alman Uluslararası İş Birliği Kurumu (GIZ) tarafından uygulanan ADA Türkiye, uzun vadeli koordinasyon ve sürdürülebilir iş birliğini sağlamak amacıyla 2021 yılında kurulmuştur. Bugüne kadar girişim kapsamında 120.000’den fazla kişiye koruma hizmetleri ulaştırılmış, yaklaşık 31.000 kişiye deprem sonrası destek sağlanmış ve topluluklar arası sosyal uyumu teşvik etmek amacıyla 3.000’in üzerinde faaliyet gerçekleştirilmiştir

Daha Fazlası

Proje Hakkında

Projenin amacı mülteciler ile ev sahibi toplumun hassas durumdaki mensuplarının psikososyal ve sosyo-ekonomik dayanıklılığının güçlendirilmesidir.