Manal, Şam’da doğdu ve 25 yaşında evlendikten sonra Halep’e yerleşti. Evlenmeden önce oldukça hareketli bir yaşamı vardı ve kuaför olarak çalışıyordu. Sinema oyuncularının ve fotoğraf çekimleri için gelen mankenlerin saç ve makyajlarını yapmak işlerinden biriydi. Ancak Halep’e taşındıktan sonra yeni hayatına alışmakta zorlandı, ailesi çalışmasına izin verilmedi.
Mütevazı bir yaşamları olmasına rağmen ailesiyle birlikte mutlu bir hayat sürüyordu. İki çocuğu vardı ve oğluna otizm spektrum bozukluğu tanısı konmuştu. Manal bir süre sonra evinin bir odasını küçük bir kuaför salonuna dönüştürerek yeniden çalışmaya başladı.
Ancak savaşın şiddetlenmesi ile hayatları tamamen değişti. Bombardımanlar arttı, evleri birkaç kez zarar gördü ve Manal’ın ailesi günlerce banyoda saklanarak hayatta kalmaya çalıştı. Bir gün yemek yaparken binalarına bir füze isabet etti ve Manal evi terk etmek zorunda kaldı.
Sınıra ulaştığında yanında yalnızca içinde saç kurutma makinesi, fırça ve makas, yani mesleğini icra etmesi için gereken en temel araçlar olan küçük bir çanta vardı. Hayatını yeniden kuracağı ülkeye girerken çantasındaki makası teslim etmek zorunda kalınca bu onu derinden üzdü.
Türkiye’ye giriş yaptıktan sonra Manal ağır bir depresyon dönemi yaşadı. Bir komşusunun yönlendirmesiyle Avrupa Birliği (AB) ve BMZ tarafından eş finansman sağlanan ADA Türkiye ortak kurumu İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı’nın (İKGV) Çok Amaçlı Destek Merkezi’ne başvurdu. Oğlu burada psikiyatrik destek almaya başladı. Manal da başlangıçta tereddüt etse de psikolojik destek programına katıldı.
Zamanla Kadın Dayanışma Programı (KADAP) kapsamında düzenlenen eğitimlere, bilgisayar ve Türkçe kurslarına katıldı. Ardından kadın koruma modülünde yer aldı ve psikoloji seminerlerine katıldı. Daha sonra KADAP eğitici eğitimini tamamlayarak eğitici oldu.
Bugün Manal, program kapsamında kendisi gibi zorluklar yaşamış kadınlara destek oluyor. Aynı zamanda evinin bir odasını yeniden küçük bir kuaför salonuna dönüştürerek gelir elde ediyor.
“Oğlumu ilk kez merkeze getirdiğim gün kendimi tamamen umutsuz hissediyordum,” diyor. “Bugün ise kendimi güçlü hissediyorum.”
Manal’ın kızı üniversitede eğitimine devam ediyor, oğlu ise düzenli destek ve tedavi sayesinde çok daha iyi durumda.
Manal artık Suriye’ye dönmeyi düşünmüyor. Türkiye’de yeni bir hayat kurduğunu söylüyor ve bu süreçte aldığı destekler için müteşekkir olduğunu dile getiriyor.
Avrupa Birliği İnsani Yardım Ofisi (DG ECHO) ve Almanya Federal Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Bakanlığı (BMZ) tarafından eş finansman sağlanan ve Alman Uluslararası İş Birliği Kurumu (GIZ) tarafından uygulanan ADA Türkiye, uzun vadeli koordinasyon ve sürdürülebilir iş birliğini sağlamak amacıyla 2021 yılında kurulmuştur. Bugüne kadar girişim kapsamında 120.000’den fazla kişiye koruma hizmetleri ulaştırılmış, yaklaşık 31.000 kişiye deprem sonrası destek sağlanmış ve topluluklar arası sosyal uyumu teşvik etmek amacıyla 3.000’in üzerinde faaliyet gerçekleştirilmiştir.







