Üç kızıyla birlikte yaşayan 53 yaşındaki Suriyeli R.’nin yaşadığı zorluklar, Türkiye’de yasal kayda erişim konusundaydı. İstanbul merkezli Avrupa Birliği (AB) ve BMZ tarafından eş finansman sağlanan, ADA Türkiye ortak kurumu Sevgi ve Kardeşlik Vakfı’nın (SEVKAR) programlarına başvurması da bu zorlukları aşma isteğinden kaynaklanıyordu.
SEVKAR, R.’nin yaşadığı sorunu yalnızca idari bir mesele olarak ele almadı. Yapılan görüşmeler sırasında R. ve kızları, uzun süredir ev içinde oldukça izole bir yaşam sürdüklerini, sosyal ortamlara katılamadıklarını ve bu nedenle insanlarla iletişim kurmakta zorlandıklarını paylaşmıştı. Bu durum, ailenin yalnızca hukuki değil aynı zamanda psikososyal destek ihtiyacı içinde olduğunu da ortaya koydu.
Bu, ADA Türkiye ortak kurumu SEVKAR, yürüttüğü vaka yönetimi sürecine paralel olarak R. ve kızlarını iyilik hallerini güçlendirecek, sosyal dayanıklılıklarını artıracak ve toplulukla bağlarını kuvvetlendirecek faaliyetlere dahil etti.
Bugün R., düzenli olarak kadın komite toplantılarına katılıyor. Kendi topluluğunun karşılaştığı sorunları dile getiriyor ve çözüm önerileri geliştirilmesine katkı sağlıyor.
R., kızlarının da topluluk temelli faaliyetler sayesinde insanlarla daha rahat iletişim kurabildiğini ve içlerine kapanıklıklarının zamanla azaldığını ifade ediyor.
Günlük yaşamını çoğunlukla ev ortamında geçiren R. için SEVKAR ofisine gelmek, kendisini güçlü ve değerli hissetmesini sağlıyor. İhtiyaç duyduğunda başvurabileceği bir destek mekanizmasının varlığını bilmek ise ona güven ve özgüven kazandırıyor.
R.’nin hikayesi, ADA Türkiye ortak kurumlarının gerçekleştirdiği sosyal destek ve topluluk temelli çalışmaların bireylerin yalnızca hukuki sorunlarını değil, aynı zamanda sosyal hayata katılımlarını ve psikolojik iyilik hallerini de güçlendirebildiğini gösteriyor.
Avrupa Birliği İnsani Yardım Ofisi (DG ECHO) ve Almanya Federal Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Bakanlığı (BMZ) tarafından eş finansman sağlanan ve Alman Uluslararası İş Birliği Kurumu (GIZ) tarafından uygulanan ADA Türkiye, uzun vadeli koordinasyon ve sürdürülebilir iş birliğini sağlamak amacıyla 2021 yılında kurulmuştur. Bugüne kadar girişim kapsamında 120.000’den fazla kişiye koruma hizmetleri ulaştırılmış, yaklaşık 31.000 kişiye deprem sonrası destek sağlanmış ve topluluklar arası sosyal uyumu teşvik etmek amacıyla 3.000’in üzerinde faaliyet gerçekleştirilmiştir.






