SGDD-ASAM Ankara Toplum Merkezi’nde, Irak ve Suriye uyruklu çocuklar ile ebeveynlere yönelik birbirini tamamlayan iki çalışma gerçekleştirildi. Çocuklara yönelik Toplumsal Cinsiyet Atölyesi ile ebeveynlere yönelik Toplumsal Cinsiyet Normlarını Dönüştüren Ebeveynlik Oturumu, aile içinde eşitlikçi değerleri güçlendirmeyi ve toplumsal cinsiyet kalıp yargılarının erken yaşlardan itibaren sorgulanmasını desteklemeyi amaçladı.

Saha çalışmaları ve danışanlarla yapılan görüşmeler sırasında, çocukların oyunlar, oyuncaklar, renkler ve günlük davranışlar üzerinden bazı toplumsal cinsiyet kalıplarını tekrar edebildikleri gözlemlendi. Benzer şekilde, ebeveynlerin de farkında olmadan çocuklarına yönelik cinsiyete dayalı beklentiler geliştirebildikleri değerlendirildi. Bu nedenle çalışmalar, yalnızca çocuklara ya da yalnızca yetişkinlere odaklanmak yerine, aynı temayı aile içinde iki farklı perspektiften ele alacak şekilde tasarlandı.

Çocuklar Kalıp Yargıları Sorguladı

Çocuklara yönelik atölyede toplumsal cinsiyet kavramı yaş ve gelişim düzeylerine uygun, sade ve anlaşılır bir dille ele alındı. Görsel materyaller, grup çalışmaları ve etkileşimli yöntemler aracılığıyla çocukların kendi düşüncelerini ifade etmeleri ve günlük yaşamlarından örnekler paylaşmaları teşvik edildi.

Atölyede özellikle kız ve erkek çocuklara yönelik kalıp yargılar, eşitlik, farklılıklara saygı, empati ve şiddetsiz iletişim üzerinde duruldu. Çocuklarla oyuncakların, renklerin, oyunların veya ilgi alanlarının yalnızca belirli bir cinsiyete ait olmadığı konuşuldu. Aynı zamanda çocuk hakları ve kendilerini güvende hissetmedikleri durumlarda destek isteme yolları hakkında da bilgilendirme yapıldı.

Etkinlik ilerledikçe bazı çocukların başlangıçta ifade ettikleri kalıp yargıları yeniden değerlendirmeye başladıkları gözlemlendi. Katılımcılar, kız ve erkek çocuklar arasında ayrım yapılmaması gerektiğini daha açık biçimde ifade ederken, farklılıklara saygı ve empati konularında da yeni bakış açıları geliştirdi.

Ebeveynler Kendi Tutumlarını Değerlendirdi

Ebeveynlerle gerçekleştirilen oturumda biyolojik cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve toplumsal cinsiyet normları arasındaki farklar ele alındı. Katılımcılar çocuklarına yönelik kullandıkları dil, verdikleri sorumluluklar, oyun ve oyuncak tercihleri ile kız ve erkek çocuklara yönelik farklı beklentileri üzerine düşünmeye davet edildi.

Katılımcılar kendi çocukluk ve ebeveynlik deneyimlerinden örnekler paylaşarak günlük yaşamda fark edilmeden tekrar edilen toplumsal cinsiyet kalıplarını tartıştı. Bu paylaşımlar, bazı davranışların çocukların tutumları ve gelişimleri üzerindeki etkisinin yeniden değerlendirilmesine katkı sağladı.

Oturum sonunda ebeveynlerin, çocuklarına eşitlikçi değerleri aktarmadaki rollerine ilişkin farkındalıklarının güçlendiği ve edindikleri bilgileri günlük yaşamlarına yansıtma konusunda motivasyon geliştirdikleri gözlemlendi.

Aile İçinde Ortak Bir Farkındalık

Çocuklar ve ebeveynlerle aynı tema etrafında eş zamanlı çalışmalar yürütülmesi, farkındalığın yalnızca bireysel düzeyde kalmamasını sağladı. Çocuklar eşitlik, saygı ve kalıp yargılar üzerine düşünürken, ebeveynler de bu değerlerin gelişmesinde kendi tutum ve iletişim biçimlerinin rolünü değerlendirdi.

Bu iki yönlü yaklaşım, aile içerisinde daha kapsayıcı ve eşitlikçi ilişkilerin desteklenmesi, toplumsal cinsiyet kalıp yargılarının sorgulanması ve çocukların farklılıklara saygılı sosyal ilişkiler geliştirmeleri açısından önemli bir adım oldu.

Daha Fazlası

Proje Hakkında

Projenin amacı mülteciler ile ev sahibi toplumun hassas durumdaki mensuplarının psikososyal ve sosyo-ekonomik dayanıklılığının güçlendirilmesidir.